a

Facebook

Twitter

Copyright 2024 Zigana Köyü.
Tüm Hakları Saklıdır. by ZiganaWEB

8:00 - 19:00

Our Opening Hours Mon. - Fri.

975.789.098

Call Us For Free Consultation

Facebook

Twitter

Search
Menu
 

Tarihte Zigana Köyü

Zigana Köyü Derneği > Tarihte Zigana Köyü

Değişik dönemlerde ve yerel lehçelerin değişiklik göstermesi nedeniyle, Zigana, Ziğana, Zığana, Zağana, Zağna  isimleri ile adlandırılan  ZİGANA KÖYÜ, Gümüşhane ilinin Torul ilçesine bağlı bir köydür.

Torul’un ne zaman ve kimler tarafından kurulduğu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

Torul İlçesi, Trabzon-Gümüşhane-Bayburt-Erzurum yolu üzerinde bulunduğundan, tarihi çağlarda önemli, stratejik bir konumda idi. IV. Haçlı seferi sırasında Trabzon’u ele geçiren Cenevizliler Torul’u da alarak ilçenin birçok yerinde kaleler ve haberleşmede kullanılan ateş kuleleri inşa etmişlerdir. Torul Kalesi de bunlardan birisidir. Orta Khaldiya olarak anılan Torul madenleri ve ormanlarıyla ün yapmış olup sarp ve geçit vermeyen kayalıkları nedeniyle sığınma yeri olmuştur.

Malazgirt savaşından (1071) sonra Türk boylarından Çepniler bu yöreye yerleşmişlerdir. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey`in kuzeydoğu seferi sırasında otağını Torul’da kurmasından ötürü daha önce Ardasa diye anılan bu yerleşime Torul denilmiştir.

Yavuz Sultan Selim’in Otlukbeli Savaşı’ndan (1473) sonra, 1478’de Amasya Sancak Beyi Şehzade Beyazıt’ın Lalası Rakkas Sinan Bey tarafından alınmıştır.

XIX. yüzyılın başlarında yazıldığı anlaşılan Osmanlı Devleti’nin idari taksimatına dair bir defterde Gümüşhane`nin nahiyesi olarak, 1886 tarihli salnamede Gümüşhane Sancağı’nın kazası olarak gösterilmiştir. 1890’da Trabzon’un kazası olan Torul, 1893’de Gümüşhane sancağının en büyük kazasıydı. I.Dünya Savaşı sırasında Ruslar ve Ermeniler tarafından işgal edilmiş, 1918’de bu işgalden kurtarılmıştır. Cumhuriyet döneminde Gümüşhane’ye bağlı bir ilçe merkezi olmuştur.

Zigana köyü bu tarihi aşamaların içerisinde stratejik bir yerleşime sahip olması nedeniyle sürekli yer almış ve bu tarihi süreci Torul ile birlikte yaşamıştır.

İspanya Kralı’nın Timur’a elçi olarak gönderdiği Klavijo, 1404 yılının 27 Nisanında Trabzon’dan Erzincan’a olan seyahatini anlatırken, Trabzon’dan çıktıktan 2 gün sonra Zegan Kalesi’ne (Zigana Köyü’nün Torul tarafındaki eski karayolu altında kalıntıları olan kale olduğu tahmin edilmektedir.) vardıklarını ve bu kalenin Kiril Kabasita adında bir Rum asilzadesinin elinde olduğunu belirtir. Daha sonra yollarının üzerindeki Kavaka, Orilo (Dorila-Torul) ve ismini belirtmediği diğer bir kalenin de Kabasita’ya ait olduğunu yazan Klavijo Orilo kalesinde oturan Kabasita’nın bölgeyi bu küçük kalelerle Türklerin saldırılarından koruduğunu, buna karşılık yöre halkı ve buradan gelip geçen kervan ve yolculardan da vergi aldığını yazmaktadır.

 Köyün adı Rumcanın yerel lehçesinde “Geçit” anlamına gelir. Antik çağlardan beri ticaret yolları üzerindeki bir geçit olarak önemini koruyan Zigana Geçidi, Zigana Köyüne de adını vermiştir. Bugünkü köy muhtemelen geçidin güney girişinde yolcu ve kervanlara hizmet verme maksadıyla kurulmuştur. Köy içerisinde yer alan eski tarihi yapılardan da anlaşılacağı üzere tarihi ipek yolu kervanlarının konaklamasında ve kış koşullarında sığınabilecekleri bir yer olarak Zigana Köyü uzun yıllar ticaret yapanlara ev sahipliği yapmıştır. Yine tarihi kale kalıntılarından anlaşıldığına göre Zigana Köyü vadisi, kervanların ve yörenin güvenliği açısından yıllarca askeri hizmet vermiş bir yerleşim birimidir.

Yerli halka göre köydeki en eski cami Hicri 467 (Miladi 1075) yılına ait olduğu söylenmekte, Ancak tarihi kayıtlarda Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferi sırasında inşa edilen (Hicri 865), 1509 Depreminde (Hicri 915) ve Celali Ayaklanması sonrası (Hicri 1010) iki kez restore edilen cami köyün Maruflu Mahallesindedir.

Söz konusu Camii Cumhuriyet döneminde aslına uygun olarak birkaç kez onarım görmüştür.

Zigana’nın tarihe meydan okuyan, gelip geçen insanlara ve kervanlara yol gösteren, şimdilerde bile geçmişe inatla dimdik ayakta duran eski İpek Yolu Köprüsü, Zigana Köyü sınırları içerisinde tarihi ipek yolu üzerindedir. Tek ve yuvarlak kemerli yapının kemeri düzgün yontma taşla yapılmış olup, diğer kısımlar moloz taşla tamamlanmıştır. Tarihi köprü yıllarca İpek yolu güzergahında ticaret yapanların hizmetinde bulunmuş, ancak yeni yapılan betonarme köprü nedeniyle onarılarak turizme hizmet için emekliye ayrılmıştır.

Düzenleyen: Hamza Üstün